MAKALELER

Kronik Böbrek Yetmezliğinde Temel Beslenme İlkeleri


Kronik böbrek yetmezliği; nefrit, diyabet, hipertansiyon, taş, tıkanma, tümör gibi idrar yolu hastalıkları vb. nedenlerle ortaya çıkan önemli bir sağlık sorunudur.

Diyaliz, tıbbi tedavi ve beslenme

kronik böbrek yetmezliğinin tedavi esaslarını oluşturur. Yeterli ve dengeli beslenme, yaşamın her aşamasında olduğu gibi bu hastalarda da büyük önem taşımaktadır. Bireyin yaşam kalitesinin yükseltilmesinde, olaşabilecek komplikasyonların önlenmesi ve / veya geciktirilmesinde beslenme temel faktördür.

Kronik böbrek hastalıkları, böbrekte önemli hasarlara yol açarak böbrekler görevlerini yapamaz hale gelirler. Böbreklerin en önemli görevleri vücuttan atık maddelerin atılmasıdır. Kronik böbrek yetmezliğinde böbrekler görevlerini yerine getirmeyince kanda üre ve kreatin gibi maddeler yükselir. Kronik böbrek yetmezliği bazı hastalarda çok yavaş ilerlerken,
bazı hastalarda çok hızlı ilerler ve böbrekler kanı temizleme görevini yerine getirmez. Buna bağlı olarak kanda üre ve kreatinin çok yükselir. Kandaki elektrolitlerin dengesi bozulur. Özellikle kanda potasyum çok yükselir. Bu aşamada diyaliz veya böbrek nakli gerekir.

Kronik böbrek yetmezliğinin nedenleri;
· Glomerulonefrit ( böbrek iltihapları)
· Doğumsal bazı böbrek hastalıkları
· Enfeksiyonlar
· Toksik maddeler
Diyabete bağlı gelişen böbrek bozuklukları (diyabetik nefropati)
· İdrar yollarındaki tıkanmalar

Beslenme Tedavisi:
Kronik böbrek yetmezliğinin tedavisinde BESLENME
(DİYET) en önemli unsurlardan biridir.
Beslenme tedavisi böbrek yetmezliğinin
ilerlemesini yavaşlatabilir.
Beslenme tedavisindeki önemli unsurlar:
Uygun miktarda enerji ve protein
Uygun vücut ağırlığının sağlanması ve / veya korunması
Diyetteki diğer besin öğeleri
- sodyum
- fosfor
- potasyum
- sıvı
- vitamin-mineraller

Enerji:

Yeterli enerji alımı organların ve dokuların çalışmalarını ve sağlığın sürdürebilmesi için büyük önem taşır. Vücudumuz için gerekli olan enerji yediğimiz besinlerle sağlanır.

Besinlerle alınan enerji;
Vücut için yeterli enerjiyi sağlar,
Vücut ağırlığının korunmasını sağlar,

Proteinlerin kas ve doku yapımı için kullanılmasını sağlar.

Eğer gereksinimimiz olan enerjiyi diyetimizle alamazsak; vücudumuz enerji gereksinimini sağlamak için kendi yapısındaki proteinleri kullanır. Buna bağlı olarak zayıflama, halsizlik, kan proteinlerinde azalma ve malnütrisyon gelişebilir. Sağlıklı bireylerde olduğu gibi kronik böbrek yetmezliği olan bireylerde de en önemli enerji kaynağı karbonhidratlar ve yağlardır.

Karbonhidratlar:

Enerjinin %55-60'ı karbonhidratlardan sağlanır.

Karbonhidrat içeriği yüksek olan besinler;
ekmek, tahıllar ( pirinç, un, makarna gibi), nişasta, şeker, bal, reçel'dir.
Ekmek ve tahıllar karbonhidrat içeriklerinin yanı sıra bir miktar da protein içerirler.
Şeker, bal, reçel, nişasta saf karbonhidrat kaynaklarıdır.
Diyetisyeninizin size önerdiği miktarlarda başlıca enerji
kaynağı olan bu besinlere diyetinizde yer vermelisiniz.

Yağlar:
Enerjinin % 25-30'u yağlardan sağlanır. Yağlar; besinler yapısında bulunan görünmez yağlarla ve yiyeceklere dışarıdan eklediğimiz yağlarla vücuda alınır. Gereksinimin
üzerinde yağ alımı şişmanlığa yol açabileceği gibi kan yağlarının ve kolesterol düzeyinin artışına da neden olabilir. Kronik böbrek yetmezliği olan bireylerde kan kolesterol
düzeyinin yüksek olması böbrek hasarını hızlandırdığı için arzu edilmez. Yağ türü olarak; zeytinyağı- fındık yağı ve ayçiçek/mısırözü/soya yağı gibi sıvı yağlar tercih edilmelidir.

Protein:
Doğru miktarda protein alımı sağlığın sürdürülmesi için büyük önem taşır. Proteinler;
Kas ve doku yapımı Savunma sistemi için gereklidir.

Proteinler başlıca 2 kaynaktan vücuda alınır;

Hayvansal kaynaklı; yumurta, et, süt yoğurt, peynir

Bitkisel kaynaklı; sebzeler, tahıllar, kuru baklagiller

Hayvansal kaynaklı proteinler, bitkisel kaynaklı olanlara kıyasla vücutta daha iyi kullanılırlar. Kronik böbrek yetmezliğinde; böbrek fonksiyonlarına göre diyetle protein alımı kısıtlanabilir. Protein kısıtlaması olduğunda, diyetle alınan proteinin özellikle vücutta kullanılabilirliği yüksek hayvansal kaynaklı olanlardan sağlanmasına özen gösterilmelidir.

Önerilen proteinin altında tüketilmesi oldukça yanlıştır. Böbrek hasarını hızlandırıp, bireyin malnütrisyona girmesine neden olabilir. Önerilen miktarda protein alınamıyorsa ve kan proteinleri düşükse, hekimin önerinse göre amino asit tabletleri kullanabilir. Kronik böbrek yetmezliği olan hastalar, gereksinimleri olan proteini nasıl almaları gerektiğini ve yeterli tüketip tüketmediklerini diyetisyenlerine danışarak öğrenmelidirler.

Sodyum:

Böbrekler kan sodyum düzeyinin düzenlenmesinde önemli görevi olan organlardandır. Böbrek yetmezliği, hipertansiyon ve sodyum arasında yakın bir ilişki söz konusudur. Böbrek yetmezliğinde vücutta sodyum birikir.

Aşırı sodyum hipertansiyona, su birikimine ve kalp yetmezliğine yol açar. Bu sebeple diyetle sodyum alımının sınırlandırılması gerekebilir. Sodyumun en önemli kaynağı sofra
tuzu' dur. Sodyum yönünden zengin besinler; Zeytin, turşu, salamura, konserveler
Sucuk, salam, sosis, pastırma gibi işlenmiş et ürünleri Krakerler

Sodyum alımını azaltmak için;

Yemekler mümkün olduğunca az tuzlu pişirilmeli
Sofrada tuz ekme alışkanlığından vazgeçilmeli
Sodyum içeriği yüksek besinlerden kaçınılmalı

Hekim/diyetisyene danışmadan Diyet Tuz kullanılmamalıdır

Tuz kısıtlaması olan hastalarda yemeklerde lezzet artırması
için baharatlar kullanılabilir.

Önemli

Tüm böbrek hastaları tuz kısıtlaması yapmak zorunda değildir. Ne kadar tuz alması gerektiği hekim ve diyetisyen tarafından değerlendirilmelidir.


Fosfor:

Böbrekler kandaki fosfor düzeyini ayarlayamaz. Bir süre sonra kan fosfor düzeyinde artış görülür. Yüksek fosfor düzeyi, kemiklerden kalsiyum kaybına, kemik kırıklarına,
kas güçsüzlüğü ve eklem ağrılarına neden olabilir. Fosfordan zengin besinlerin azaltılması fosfor düzeyinin indirilmesinde etkindir. Proteinden zengin besinler fosforun en iyi kaynağıdır.

· Süt, yoğurt, peynir, dondurma gibi süt ürünleri
· Kuru baklagiller
· Yağlı tohumlar
· Et, balık, sakatatlar
Hekimin önerdiği fosfor bağlayıcı ilaçlar yemeklerle birlikte alınmalıdır.

Kalsiyum:
Kemik sağlığı için en önemli mineraldir. Kalsiyumdan zengin besinler fosfordan da zengindir. Kalsiyum fosfor dengesini sağlamak ve kemiklerden kalsiyum kayıplarını önlemek için fosfordan sınırlı bir diyete ve fosfor bağlayıcı ilaçlara gereksinim vardır. Hekim uygun olan kalsiyum ve D vitamini takviyesini önerecektir.,

Potasyum:

Kas ve kalp çalışmasında önemli görevi olan bir mineraldir. Kanda potasyum değerinin çok fazla yükselmesi veya çok fazla düşmesi çok tehlikelidir. Böbrek yetersizliğinin
ileri dönemlerinde kan potasyum düzeyi çok yükselir ve hayati tehlike ortaya çıkar. Kan potasyum düzeyi dikkatli izlenmeli ve diyetin potasyum düzeyi buna göre ayarlanmalıdır.

Potasyumdan zengin besinler;
· Kuru yemişler
· Kuru baklagiller
· Kurutulmuş meyvelersebzeler
· Patates, havuç, mantar
· Ispanak, maydanoz gibi
· koyu yeşil sebzeler
· Tahin-pekmez
· Muz, kavun

Sıvı:
Sıvı alımı; su, ıhlamur, meşrubat, çorba, süt vb tüm sıvıları kapsamaktadır. Genelde böbrek yetmezliğinin ilk aşamalarında sıvı sınırlamasına gerek yoktur. Ancak son dönemlerde; bazı hastalarda idrar miktarı iyice azalır. Alınan fazla sıvının vücutta tutulması sonucunda ödem, nefes darlığı, hipertansiyon ve kalp yetmezliği gibi sorunlar gelişebilir.

Böyle hastalarda bir önceki idrar çıkışına göre sıvı almaları gerekir.

SIVI(ML/GÜN) = 1 GÜN ÖNCEKİ İDRAR MİKTARI (ML)+500

Birkaç gün içinde hızlı ağırlık artışı__________, kısa kısa soluk alıp verme, hipertansiyon vücutta sıvı tutulumunun bulgularıdır. En kısa zamanda hekime danışılması gerekir.

Vitamin-mineraller:
Gereksinmemiz olan vitamin ve mineraller besin çeşitliliği ile sağlanabilmektedir. Kronik böbrek yetmezliğinde diyet sınırlandırıldığında vitamin ve mineraller yetersiz alınabilir. Böbreklerdeki yetmezliğe bağlı olarak D vitamininin etkin formu yeterince yapılamaz. Bu durum da kemik zayıflığına yol açabilir. Bu durumdaki hastalara D vitamini ilaçları verilebilir.

Sadece hekimin önerdiği vitamin-mineral ilaçlarının kullanılması doğrudur.

Bazı vitamin ve minerallerin suplement olarak kullanımı kronik böbrek hastaları için zararlı olabilir. Böbrek yetmezliği olan hastalarda A vitamini yükselmiş olduğundan bu vitamini içeren ilaçların alınması sakıncalıdır.

Beslenme Durumunun Değerlendirilmesi:

Besin tüketim kayıtları; diyetisyen tarafından kayıtlar incelenerek enerji, protein ve diğer besin öğelerinin yeterli alınıp alınmadığı değerlendirilip, uygun öneriler verilir.

Kan bulguları;
Albümin: kan proteinidir. Çok düşük olması yeterli miktarda protein ve/veya enerjinin alınmadığını gösterir.
Subjektif Global Değerlendirme (SGD): Diyetisyen tarafından beslenme durumunun değerlendirilmesi için uygulanır.
- vücut ağırlığındaki değişiklikler
- yüz, kollar, eller, bacaklardaki değişiklikler
- besin alımı
- aktivite ve enerji düzeyi
- beslenme ile ilgili sorunlar değerlendirilir.

DYT.ŞULE DOĞAN